Özel Günler

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü

6 Aralık 2015

5 Aralık Dünya Kadın Hakları günü, Atatürk tarafından 5 Aralık 1934 tarihinde, kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması nedeniyle, o tarihten bu yana kutlanmaktadır. Bu anayasa ile kadınlar, kanun önünde erkeklerle eşit haklara sahip olmuştur. Atatürk tarafından kadınlarımıza çok büyük bir armağan olan bu yasa sayesinde, Türk kadınları pek çok Avrupa ülkesinden önce siyasi haklara sahip olmuştur.

Kadın haklarının sağlanması ve kadınların erkeklerle eşit hale gelmesi amacıyla geçtiğimiz dönemlerde, pek çok ülkenin mücadele verdiği görülmüştür. Özellikle Amerika ve İngiltere gibi büyük ülkelerde, bu mücadeleler çok yoğun olarak yaşanmıştır. Ülkemiz ise bu mücadeleye, pek konu olmamıştır. Çünkü Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi’nde, çeşitli yasalarla kadınlara haklar verilmiştir. Türk toplumu, kadının önemini çok daha önceden fark etmiş ve kadınlarında toplumda söz sahibi olabilmesi için, çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Atatürk, kadın haklarına batılı ülkelerden çok daha önce bir tarihte önem vermiş ve her yerde bunu savunmuştur. Atatürk devrimlerinden en önemlisi, kadınların erkekler önünde eşit seviyeye getirilmesi olmuştur. Osmanlı döneminde başlayan kadın hakları girişimleri, Türkiye Cumhuriyeti döneminde, çok daha ileri boyutlara ulaşmıştır. Bunun en büyük sebebi ise Atatürk ve onun kadın haklarına verdiği önem olmuştur.

Atatürk’ün kadınlara verdiği armağanları yani, kadınların sahip olduğu hakların Cumhuriyet tarihindeki gelişimini, şu şekilde sıralamak mümkündür;

Medeni Kanun;

1926 yılında, Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen ve yürürlüğe giren bu kanun, Türk kadınlarının, şeriat zincirinden kurtulmasına neden olmuştur. Bu kanun sayesinde kadınlar güçlenmeye, kişiliğini bulmaya ve erkeklerin yanında sosyal faaliyetlere katılmaya başlamıştır.

Belediye seçimlerine katılma hakkı;

3 Nisan 1930 yılında, 3. TBMM tarafından kabul edilen ve yürürlüğe giren bu kanun ile, kadınlar ilk kez belediye seçimlerine katılma ve seçilebilme hakkına sahip olmuştur. Bu kanun sayesinde ilk kez 1930 yılında, bir Türk kadını tıp dünyasına adım atmış ve bu yılda ilk kadın cerrahımız, görev hayatına başlamıştır.

1932 Kanunu;

Dördüncü TBMM, 4 Nisan 1931 tarihinde ilk toplantısını yapmış ve bu toplantıda kadınlara, yeni bir hakkın tanınmasını sağlayacak olan yasayı kabul etmiştir. Bu yasa 26 Ekim 1932 tarihinde kabul edilmiştir ve kadınlarımıza, muhtar ve köy ihtiyar kurulu üyeliğine, seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

1934 Kanunu;

8 Ekim 1934 yılında yapılan yeni bir toplantıda ise, yeni bir kanun kabul edilmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ise 5 Aralık 1934 tarihinde olmuştur. Bu kanuna göre; kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmış ve kadın-erkek eşitliği alanındaki tüm haklar, bu yasa ile sağlanmıştır. Bu tarihten sonra her yıl 5 Aralık günü, başta Türkiye olmak üzere tüm dünyada, Dünya Kadın Hakları Günü olarak kabul edilmiş ve kutlanmıştır.

Dünya Kadın Hakları Günü’nün ülkemizdeki kutlanma amacı, Atatürk’ün kadınlarımıza verdiği önemi herkese hatırlatmak, kadınlarımızın sahip olduğu haklara sahip çıkmak, verilen bu en değerli armağanı onurlandırmak ve kadınlara saygı gösterilmesini ve toplum önünde eşit olmasını sağlamaktır. Her ne kadar Türk kadınları yasalar önünde eşit olsa da, bazı kesimler tarafından bu durum inatla kabul edilmemektedir. Hatta dünyadaki pek çok ülkede de aynı durum söz konusudur. Kadınların her alanda faaliyet göstermesi, ülkenin yararına olan bir durumdur ve bunun tüm dünya ülkeleri tarafından benimsenmesi gerekir.
8-mart-dunya-kadinlar-gunu
Atatürk, “ Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” Diyerek, kadınlarımıza verdiği önemi belirtmiştir. Atatürk çok sayıda toplantısında, Türk kadının öneminden bahsetmiştir. Bu sözlerin hepsi, her toplum için rehber olacak niteliktedir. Bir ülkenin gelişip yükselebilmesi için, kadınına önem vermesi ve onu herkesle eşit seviyede görmesi gerekir.

Atatürk kadınlar için, özellikle hukuk alanında pek çok hakkın getirilmesini sağlamıştır. Özellikle 1923 yılında yaptığı “ Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir. Toplumun başarısızlığının asıl sebebi, kadınlara karşı olan bilgisizlikten ileri gelir, bir toplumun bir organı faaliyette iken, diğer bir organı işlemez ise, o toplum felç olur.” konuşmaları ile, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini, çok önceden vurgulamıştır. Bizim de, toplum olarak ileri seviyelere ulaşabilmemiz için, kadınların haklarını benimsememiz ve o hakları korumamız, kaçınılmazdır.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply