Özel Günler

3 Aralık Dünya Engelliler Günü

4 Aralık 2015

Dünya engelliler günü, 1992 yılında 3 Aralık günü, birleşmiş milletler kararı ile Dünya Engelliler Günü olarak kabul edilmiştir. Bu karar, 1993 yılının Mart ayında ise, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından, tüm dünyada engelli vatandaşların korunması, topluma kazandırılması ve haklarının tam olarak ve diğer insanlarla eşit ölçüde sağlanması amacı için çalışılması gereken bir gün olarak, tüm dünyaya duyurulmuştur. Bu tarihten itibaren ise 3 Aralık, Dünya Engelliler Günü olarak kabul edilmiştir.

Engelli olmak, doğuştan veya sonradan oluşan bir hastalık veya kaza sonucunda ortaya çıkan, bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeterliliklerini belirli oranlarda kaybetmiş, normal yaşamanın gerekliliklerine zorunlu olarak uyamama olarak tanımlanabilmektedir. Engelli olmanın nedenleri araştırıldığında, çoğu nedenin önlenebilir olduğu ortaya çıkarılmıştır. Genetik etkenler, akraba evliliği, gebelik sırasında yaşanan hastalık, alkol ve madde kullanımı, ilaç kullanımı, beslenme bozuklukları ve radyasyona maruz kalmak gibi sorunların tamamı, önlenebilir problemlerdir. Tüm bunların sonucuna bakacak olursak engellilik bir kader değildir. Genellikle kaza sonucunda oluşmaktadır. Engellilik her alanda geliştirilecek olan koruyucu ve önleyici politikalar ile azaltılabilir.

Ülkemizde özellikle son zamanlarda engelliliği önlemek ve erken tanı sağlama amacıyla pek çok yöntem uygulanmaktadır. Bu yöntemler şu şekilde sıralanabilir;

  • Yeni doğan tüm bebeklere, işitme taraması testi yapılması,
  • Fenilketonüri taraması yapılması,
  • Enzim eksikliği ve troid hormon eksikliği taraması,
  • Gelişimsel kalça çıkıklığı için erken tanı testi,
  • Hemoglobinopati taramaları,
  • Erken yaş taramaları

Bunların yanında engellilerin hayatını kolaylaştırmak için, pek çok konuda da yenilik sağlanmaktadır. Örneğin; evinde sağlık hizmetine ihtiyacı olan engellilere, muayene, tetkik ve tahlil, tedavi, tıbbi bakım, takip ve rehabilitasyon hizmetleri verilmektedir.

a7bee8a78ec1c08f2d86fa26ffc30ce3_XL

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün belirlenmesindeki amaç, çevreyi ve toplumu engelli vatandaşlara karşı daha duyarlı hale getirmek, onları onurlandırmak, engelliliği önlemek amacıyla bilinçlendirmek, engelli vatandaşlarımızın önündeki tüm engellerin kaldırılması, kendilerinin ve ailelerin yaşam kalitelerinin yükseltilmesi ve yaşama sevinçlerinin arttırılmasıdır. Ancak ne yazık ki tüm bu amaçlar sadece bir gün, yani 3 Aralık tarihinde hatırlanmakta ve diğer günlerde unutulmaktadır.

Ülkemizde, yine engelli vatandaşlarımıza destek olmak amacıyla, kaldırımların üzerine görme engelli vatandaşlarımız için yürüme yolları yapılmış, yine görme ve işitme engelli vatandaşlarımız için kitap kulüpleri ve kütüphaneler açılmış, televizyondaki pek çok yayında işitme engelli vatandaşlarımız için, vücut dili ile anlatımlar gerçekleştirilmiştir. Ancak bunlar engelli vatandaşlarımızın yaşam kalitesini arttırmak ve onları topluma kazandırmak için yeterli değildir. Özellikle belediyeler başta olmak üzere, tüm vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olması gerekir.

Engelli vatandaşlarımıza sadece bir tekerlekli sandalye ya da baston hediye etmek, yaşadıkları sorunu ortadan kaldırmaz. Onları anlayabilmemiz için, onlar gibi düşünmemiz ve kendimizi onları yerine koymamız gerekir. Pek çok engelli vatandaşımız için, sokaklar kâbus olmaktadır. Evlerinden dışarı çıkamaz hale gelmiş olan engelli vatandaşlarımız için, hayatlarını kolaylaştıracak uygulamalar yapmak gerekir. Örneğin kaldırımlar için bir rampa yapmak, banka ATM’lerinin önlerine yine bir rampa yerleştirmek, kaldırımlar ve yürüyüş yollarına araba park edilmesini önlemek, otobüsler için yine rampa olabilecek ekipmanlar temin etmek gibi pek çok şey sayılabilir. Engelli vatandaşlarımızın dışarıda karşılaşmış olduğu sorunlar o kadar fazladır ki, saymakla bitiremeyiz. Ancak zaten kısıtlı olan yardımlar için de, saygı göstermek gerekir. Yani engelli vatandaşlarımız için yapılan yollara veya kaldırımlara yapılan bantlara zarar vermemek gerekir. Bunun gibi daha pek çok örnek verilebilir.

İnsan olarak bizim öncelikli görevimiz, engelli vatandaşlarımıza saygı duymak ve onarın hayatlarını zorlaştırmak değil, kolaylaştırmaktır. Onlar için sunulan imkânları azaltmak yerine, bu imkânların arttırılması için çalışmak gerekir. Hiçbir insan, elindekinin değerini kaybetmeden anlamaz, ancak engelli vatandaşlarımızla empati kurarak, onların ne hissetiğini anlayabilmemiz ve onlara yardımcı olabilmemiz çok önemlidir. Üstelik bunu yapmak için servetimizin olmasına gerek yoktur. Engelli vatandaşlarımız sadece toplum içinde kabul görmek istemektedir.

Devletin yapmış olduğu pek çok çalışma ile birlikte biz de engelli vatandaşlarımızı topluma kazandırmalıyız. Onları dışlamak yerine her alanda yanlarında olmalıyız. Dünya üzerinde ve ülkemizde pek çok engelli vatandaşımızın, çok büyük başarılara imza attığı görülmektedir. Örneğin; engelli basketbol takımımız, iyi bir dereceye sahip olmuştur. Bu ve bunun gibi pek çok alanda da başarılı olabilecekleri, su götürmez bir gerçektir.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply